İzmir Sokaklarında Dolaşan Bir Zihnin Hikâyesi
Sevgili Gume ziyaretçileri, bugün “Sürekli aynı şeyi düşünmek ne anlama gelir” konusunda bilinmesi gerekenleri ele alıyoruz.
Sabah kahvemi alırken kendime “Bugün ne kadar çay içebilirim ki, acaba?” diye sordum ve sonra durdum: Aman Allah’ım, tekrar aynı soruyu soruyorum. İşte bu, sürekli aynı şeyi düşünmek ne anlama gelir sorusunun bana bakan yüzü. Arkadaşlarım çoğu zaman gülüyor: “Yine mi o soru?” diyorlar, ama içten içe ben de gülüyorum. Çünkü biliyorum ki bu küçük döngü, aslında beynimin kendi mini Netflix dizisi gibi sürekli tekrar eden bir bölüm yayınlaması.
İzmir’in sabah güneşi penceremden içeri süzüldü, martılar bağırıyor ve ben hâlâ kahvemi içerken geçen gece söylediğim saçma espriyi düşünüyorum. “Neden herkes kahvaltıda simit yer ama kimse düşünce simidi yemez?” diye kendi kendime soruyorum. İşte bu, zihnimin durmaksızın çiçek açması gibi bir şey; mizah ve endişe aynı anda dans ediyor.
Arkadaşlarla Kafe Sahnesi
Geçen gün bir kafede arkadaşlarla oturuyorduk. Ben kahvemi alırken birdenbire düşündüm: “Ya eğer latte içiyorsam, aslında cappuccino olmalıydı ama şimdi ne fark eder ki?”
“Ne düşünüyorsun?” dedi Burak, gözlerini devirdi.
“Hiç, işte latte mi cappuccino mu tartışmasını çözmeye çalışıyorum,” dedim, hem gülerek hem de içimden kendi kendime söylenerek: Bu kadar kafa yormak da nereden çıktı şimdi.
Sürekli aynı şeyi düşünmek ne anlama gelir sorusunu kendime soruyorum işte bu anlarda. Her küçük detay, beynimde çorap gibi dolaşıyor, bir ucundan diğer ucuna geçip duruyor. Arkadaşlarım kahkaha atarken ben, kahvenin köpüğüne bakıp bir sonraki kahve seçimimi planlıyorum. Kendi kafamın içinde minik bir sürreal komedi şovu var ve ben hem izleyici hem de başrol oyuncusuyum.
Metroda İçsel Monolog
Metroda insanlar sessizce telefonlarına bakarken, ben yine aynı soruyu düşündüm: “Ya yanlış vagona binmiş olabilir miyim?” Tabii ki binmişim. Ama beynim bunu on kere daha analiz etti.
Kendi kendine düşünme modu aktif.
Birden yanımdaki adamın gözleri bana kaydı. “Ne bakıyorsun?” diye düşündüm, sonra fark ettim ki o bana bakmıyor, sadece gözleri yanımda duruyor. Ama ben kafamın içinde mini bir film çekiyorum: adam bana bakıyor, ben panikliyorsam herkes bunu fark ediyor…
Sürekli aynı şeyi düşünmek ne anlama gelir? Burada işte ortaya çıkıyor: Kendi küçük kafamızda bir tiyatro kuruyoruz. Kahraman biziz, kötü karakter de hep o sürekli tekrarlayan düşünce.
Evde Kendi Kendime Sohbet
Evde ışığı kapattım, bilgisayarımın başına oturdum. Arkadaşlarım mesaj atıyor: “Çıkıyor musun?” diye. Ben ise kendi kendime konuşuyorum:
“Çıkmalı mıyım, yoksa izlediğim diziyi bitirmeli miyim?”
“Bitir de çıkarsın, sonra pişman olursun.”
“Ama çıkarsam mı?”
İşte tam bu noktada fark ettim: Sürekli aynı şeyi düşünmek ne anlama gelir? Bu, bir anlamda içsel bir tartışma demek. Kendinle dalga geçiyorsun, kendinle savaşıyorsun ve sonuçta eğleniyorsun da.
İzmir sokaklarında yürürken bile aynı döngü devam ediyor: Bir anda bir espri geliyor aklıma, ardından hemen o esprinin saçma olup olmadığını düşünüyorum. Arkadaşlarımın yanındayken kahkaha atıyorum, ama içimde hâlâ o küçük ses: Ya ciddiyetle de düşünüp bir şeyleri yanlış mı yapıyorum?
Mizah ve Düşünce Arasında Dans
Sürekli aynı şeyi düşünmek ne anlama gelir? Bazen mizahla örtülmüş bir anksiyete. Bazen de kendini keşfetme çabası. Benim için ise bir eğlence parkı gibi: Dönen tren, korku tüneli, bir de dönüp dolaşıp kendimi sorgulama odası.
Düşünüyorum, düşünüyorum, sonunda kahvemi bitiriyorum ve fark ediyorum ki aslında bu döngü bana ait. Arkadaşlarım gülüyor, ben gülüyorum, ama beynimdeki o küçük iç ses hâlâ devam ediyor: Ya tekrar mı düşünüyorsun? Evet. Ve hâlâ eğlenceli.
Kapanış: İzmir ve Ben
İzmir’in akşamları güzel. Sahilde yürürken martılar, rüzgar ve hafif bir meltemle birlikte düşüncelerim dans ediyor. Sürekli aynı şeyi düşünmek ne anlama gelir? Belki de hayatın kendisi gibi: bazen kafa karıştırıcı, bazen eğlenceli, bazen komik ama çoğunlukla kendi kendinle gülmekten başka çaresi olmayan bir oyun.
Ben ise bu oyunda hem kahraman hem izleyici, hem komedyen hem de filozofum. Arkadaşlarıma anlattığım her küçük espri aslında içimdeki o döngüyü yansıtıyor. Ve biliyorum ki yarın da, aynı soruyu soracağım: “Ya kahve latte mi olmalıydı, yoksa cappuccino mu?”
Ama sorun değil. Çünkü İzmir’in sokaklarında, kahvem elimde, gülümseyerek dolaşmak, aynı şeyi düşünmekle birleşince aslında hayat çok daha komik ve anlamlı oluyor.
Gume ekibi olarak “Sürekli aynı şeyi düşünmek ne anlama gelir” konusunu sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyduk. Sağlıklı ve mutlu günler!